O’nun Armağanını Alın
Siz Tanrı’nın sevgili bir kızısınız, Tanrı’nın değerli bir oğlusunuz ve O size mükemmel, kutsal Oğlu’nu armağan etti.
Armağan Vermek
Armağan vermek, tüm kültürleri, medeniyetleri ve binlerce yılı kapsayan sosyal bir gelenektir. Tarih boyunca insanlar ilişkileri güçlendirmek, sevgi ve minnettarlığı ifade etmek ve düğünler, doğum günleri ve bayramlar gibi önemli olayları kutlamak için birbirlerine armağanlar verdiler. Ve Tanrı’nın yarattıkları arasında birbirlerine armağan verenler sadece insanlar değildir! Verilebilecek diğer pek çok örnek arasında, penguenlerin müstakbel eşlerine parlak çakıl taşları verdikleri ve (şempanzenin kuzenleri) bonoboların arkadaşlık çevrelerini genişletmek için meyve verdikleri bilinmektedir.
Sizler ne tür armağanlar veriyorsunuz? Sevdiğiniz birisi için mükemmel bir armağanı bulduğunuz veya hazırladığınız bir zamanı düşünün. Bu armağanın sevdiğiniz kişinin tam olarak istediği ve değer vereceği bir şey olduğunu biliyordunuz. Armağan neydi? Anneniz için miydi? Bir arkadaşınız? Çocuğunuz? Bir öğretmen? Dedeniz için miydi? Bu armağanı bulduğunuzda ne hissettiniz? Sevdiğiniz kişinin bu armağanı açtığını düşündüğünüzde ne hissettiniz? Benzer şekilde, ne zaman birisi size mükemmel bir armağan verdi ve bu armağanı almak nasıl bir duyguydu?
Babamın Bana Armağanı
Yaklaşık yedi yaşında, Arabistan’da ailemle birlikte yaşarken, Chitty Chitty Bang Bang (Uçan Otomobil) adlı bir çocuk filmi gösterime girdi. Film, kendi kendine gidebilen, su üzerinde yüzebilen ve hatta uçabilen sihirli bir araba hakkındadır! İngiltere’de tıpkı Chitty Chitty Bang Bang gibi minyatür bir oyuncak araba yaptıklarını biliyordum; ah, nasıl da bir tane satın almak istiyordum! Bir kolu çektiğinizde oyuncak arabanın kanatları dışarı çıkıyordu! Babam İngiltere’ye bir iş gezisine gitti ve benim için bir şey getirmesini isteyip istemediğimi sordu, ben de ona Chitty Chitty Bang Bang arabalarından birine sahip olmayı ne kadar çok istediğimi söyledim.
Yolculuktan döndüğünde ortada araba yoktu. Çok üzülmüştüm ve unutmuş olabileceğini düşünmüştüm. Fakat yaklaşık 10 gün sonra doğum günümdü ve güzelce paketlenmiş küçük bir paket beni bekliyordu. Büyük bir beklentiyle ve fazla umutlanmaya cesaret edemeyerek armağanı açtım ve arabamı buldum. O kadar mutluydum ki ağladım. Kolu çektim ve kanatlar dışarı fırladı, tıpkı filmdeki araba gibi! Bu çok değerli armağan için babama çok teşekkür ettim. O araba ile yıllarca oynadım ve uzun süre sakladım. Sanırım babam bana o arabayı vermeyi, en az benim onu almayı sevdiğim kadar çok seviyordu.
Vermek, Kabul Etmek ve Açıp Almak
Armağan vermenin üç bölümden oluştuğunu düşünebiliriz:
-
Armağanın verilmesi, armağanı verenin armağanı seçmesi, yapması veya hazırlaması ve sevilen kişiye sunmasıdır. Bu, anlamlı bir şey vermek için veren kişinin düşünceli bir şekilde niyet etmesini gerektirir.
-
Armağanın kabul edilmesi ve açılması, alıcının armağanı verenden genellikle şaşkınlık, minnettarlık ve heyecan ifadeleriyle kabul etmesi, açmadan önce bazen bir fiyonk çözmesi ve armağanın ne olduğunu keşfetmek için paketi açmasıdır.
-
Ve sonra belki de en önemli kısım, armağanın alınmasıdır. İçtenlikle verilen bir armağanı almak, onu kabul edip açmaktan çok daha fazlasıdır. Hatta bu, armağanın kıymetini bilmekten ve armağanı verene minnettarlığını ifade etmekten de öte bir şeydir. Bir armağanı gerçekten almak için, onu kendimiz için değerli görmeli, onu hayatlarımızda tam anlamıyla kullanmalı ve sonra da armağanı vereni şükranla hatırlamalıyız.
Armağan almak pasif değil, sadece bir paket açmanın çok ötesine geçen bilinçli ve anlamlı bir süreçtir. Almak, veren ve alan arasındaki bağları güçlendirecek şekilde hem armağanı hem de verenin gönlünü takdir etmek ve onlarla bağlantı kurmaktır. O oyuncak arabayı düşünmek, babamın bana olan derin sevgisini ve ilgisini bir kez daha hissederken, bu armağan ve sayısız diğer cömert davranışlarla temsil edilen bir dizi altın değerindeki hatırayı geri getirmektedir.
Cennetteki Babamız’ın Armağanları
Cennetteki Babamız, O’nun değerli çocukları olan her birimizin üzerine yağdırmak üzere hazırlamış olduğu sayısız ışık ve hakikat armağanlarına sahiptir. Bu armağanlar Cömert Verenimiz’den, O’nun iyiliksever kalbinden çölde bir pınar gibi akarlar. “Her nimet, her mükemmel armağan yukarıdan, … Işıklar Babası’ndan gelir.” Baba ile olan antlaşma bağımızda, O her zaman Veren’dir ve biz alçakgönüllü alıcıyız.
Baba’nın Tüm Armağanlarının En Büyüğü, Diğer Tüm Armağanların Kaynağı
Ne var ki, Baba’nın armağanlarının en büyüğü olan O’nun sevgili Kuzusu, Oğlu İsa Mesih olmadan hiçbir şeyi alamazdık. Babamız’ın tüm armağanları, Kurtarıcı’nın Getsemani’de, çarmıhta ve O’nun zafer dolu Dirilişi’nde gönüllü olarak gerçekleştirdiği adağından kaynaklanır ve bu adağın aracılığıyla etkin hale gelir. Merhametli Fidye ile Kurtaranımız İsa Mesih, ışıkların Babası’ndan gelen en yüce armağandır. “Oğlu’nun armağanıyla, Tanrı [bizim için] daha üstün bir yol hazırladı.”
Ebedi Hakikatin Her Şeyi Kapsayan Tek Armağanı
Babamız’ın bize bahşetmek istediği diğer her şeyi alma yeteneğimizin temelini oluşturan, her şeyi kapsayan ebedi hakikat armağanı hakkında konuşmak istiyorum. Bu armağan tam olarak kabul edildiğinde ve ruhun derinliklerine işlediğinde, hayatın sevinçlerini ve zorluklarını ve cevaplanmamış sorularımızı bir bağlama oturtan hayati bir bilgi armağanıdır: Bu da, bizim gerçekten Tanrı’nın çocukları olduğumuzdur. Bu hakikat nefes kesicidir! Çarpıcıdır! Ve mecazi değildir.
Bunu ilk kez duyduğunuzu hayal edin! Siz gerçekten O’nun çok değer verdiği kızısınız. Siz gerçekten O’nun kıymetli oğlusunuz. Ve üzerinde bulunduğunuz yol, O’nun mutluluk planıdır. O, her şeyi bilen sevgisiyle, dünyaya gönderilmeden önce kim olduğunuzu ve ölümlü hayatınızda şimdiye kadar neler yaşadığınızı tam olarak biliyor ve her birinizin yarını için merhametli bir şekilde planlar yapmaktadır. Ah, O bir gün O’na geri dönmenizi, O’nun tüm güzel armağanlarının en yüce amacı olan sonsuz yaşamı O’nunla birlikte almanızı ne kadar çok arzu ediyor.
Asıl soru bu hakikat armağanının gerçek olup olmadığı değil, bizim onu keşfedecek ve kabul edecek olup olmadığımızdır. Bu armağan bize Baba tarafından zaten bahşedilmiştir. Bu armağanın nihai amacının bedeli Kurtarıcı tarafından zaten ödenmiştir. Fakat eğer bu size öğretildiyse, bu söylendiyse ve bu gerçek yıllarca şarkı sözleriyle dile getirildiyse, belki de bunun müthiş mucizesi zamanla solmuş ve artık onun gücünü ve huzurunu hissetmiyor olabilirsiniz.
Eğer bu paha biçilmez anlayış armağanı ve ondan gelen bütün iyilik, huzur ve umut kabul edilmeden, açılmadan ve alınmadan bırakılırsa, bizim için ne korkunç bir kayıp olur! Veren için ne kadar büyük bir üzüntü olur! “Bir kişiye bir hediye verilir ve o bu hediyeyi kabul etmezse, bu hediyenin ona ne yararı olur? İşte, kendisine verilen hediye için sevinmez ve bu hediyeyi verenden de hoşnut olmaz.”
Sizleri, ya ilk kez ya da daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir ölçüde, gerçekten Tanrı’nın sevgili çocuğu olduğunuzun muhteşem farkındalığını kabul etmeye davet ediyorum. Fiyongu çözmeli, ambalaj kağıdını yırtmalı, kutuyu açmalı ve bu temel hakikatin gerçek, saf anlayışını minnettar bir alçakgönüllülükle aktif olarak kabul etmelisiniz. Kutsal Ruh, gerçekten de Yüceler Yücesi’nin bir çocuğu olduğunuza dair yüreğinize tanıklık edebilir.
Bu görkemli gerçeği ruhunuzun derinliklerinde kabul ettiğinizde ve bunun hem tesellisini hem de heyecanını hissettiğinizde, tüm bakış açınız değişir! Hayatınızda ne olursa olsun ya da ne olmuyorsa olsun, O’nun sevgisini hissedebilir, O’nun sesini duyabilir ve O’nun elini fark edebilirsiniz. Kendinizi ve başkalarını nasıl gördüğünüzü yeniden tanımlayabilirsiniz. Kurtarıcınız ile olan antlaşma bağınız daha da güçlenir ve bu tatlı armağanın merceğinden hayat yeni bir parlaklık, güzellik ve umut kazanır.
Lütfen, bu dönüştürücü bilgiyi gerçekten de ruhunuzun derinliklerinde kabul edip etmediğinizi anlamak için dua etmek ister misiniz? Lütfen bu armağanı kabul etmek ister misiniz? Bunu daha önce sahip olduğunuzdan daha derin, daha özgür, daha bol bir şekilde yapmak ister misiniz ve bunu yaparken onunla birlikte gelen tüm diğer armağanlarla dolup taşmak ister misiniz?
Bu Sonsuz Hakikat Armağanını Almak
“Tanrı’dan bu armağanı almak için ne yapmam gerekir?” diye merak ediyor olabilirsiniz. Aslında, hiçbir şey. Bu Veren’den gelen bir armağandır. Bu basit bir gerçektir. Bunu anlayıp kabul etmeye çalışın. Siz O’nun çocuğusunuz. Siz O’nun sevgili çocuğusunuz. Bunu karmaşık hale getirmeyin. Bu armağanı almayı bir şekilde hak etmediğinizi düşünerek engellemeyin. Gerçek şu ki, hiçbirimiz “hak etmiyoruz.” Baba’nın tüm armağanları sadece Kutsal Mesih’in erdemleri, merhameti ve lütfu aracılığıyla alınır, ama O’nun cömert yüreği, O’nun çocuklarının her birinin bunları almasını ne kadar da çok arzu eder! Ardından, yeni ya da yenilenmiş anlayışınız gün ışığına çıktıkça, bu armağanı Veren’e şükrederek sevinin.
20’li yaşlarımın ortalarında inancımı bulduğumdan beri, gerçekten de Tanrı’nın bir oğlu olduğumun farkına vardım. Bu armağanı ne kadar içselleştirirsem, kim olduğumu ve ne kadar çok sevildiğimi o kadar derinden anlıyorum. Kutsal yazıların sözleri, ataerkil kutsamam, tapınak ibadeti, başkalarına hizmet etmek, minnettarlığımı ifade etmek ve Babam’la birlikte kutsal dua etmek gibi bazı şeyler benim anlayışımın gelişmesine yardımcı oldu. Eğer bu güzel hakikati daha önceden bilseydim, hayatımdaki üzüntü, acı ve keder nasıl yeniden şekillenir, yatışır ve çoğunun üstesinden nasıl gelirdim diye merak ediyorum.
Mesih’e Gelin ve Alın
Moroni bizi “Tanrı’nın armağanlarını inkar [etmemeye,]” tersine “Mesih’e [gelmeye] ve her iyi armağana [sarılmaya]” teşvik eder. Mesih’in sevgi dolu şefkatine güvenerek O’na gelebilir ve sevinç, huzur, umut, ışık, hakikat, vahiy, bilgi ve bilgelik gibi armağanlarının hepsini başınız dik, kollarınız uzanmış ve elleriniz açık, kabul etmeye hazır bir şekilde alabilirsiniz. Ve bu armağanları alabilirsiniz, çünkü Tanrı’nın sevgili bir kızı olduğunuzu, Tanrı’nın değerli bir oğlu olduğunuzu ve O’nun sizi kurtarmak, aklamak ve kutsallaştırmak için size mükemmel, kutsal Oğlu’nu armağan ettiği bilgisiyle, güvendesiniz ve sağlam bir temele sahipsiniz.
Siz Tanrı’nın bir çocuğusunuz. Bu, sadece söylediğimiz güzel bir şarkı değildir. Lütfen, O’ndan gelen bu bilgi ve anlayış armağanını kabul edecek, açacak ve alacak mısınız? Onu kıymetli bir hazine gibi yanınızda tutacak mısınız? Bu armağanı yeniden alın ya da belki de ilk kez gerçekten alın ve hayatınızın her yönünü değiştirmesine izin verin. Bu, Tanrı’nın Oğlu’nun armağanı aracılığıyla sizin için hazırladığı daha mükemmel yoldur. Siz gerçekten sevinebilmek için varsınız! İsa Mesih’in adıyla, amin.