Antlaşma Öğrenciliği Yoluyla Gelen Sevinç
Antlaşma öğrencileri olarak hareket etmek için kendimizi adadığımızda, kapasitemiz ne olursa olsun, Baba ve Oğul ile olan ilişkimiz zenginleşir, sevincimiz artar ve sonsuz bakış açımız genişler.
2023 yılında bir gün, Uyanga Altansukh, Moğolistan’ın kuzeyindeki Darkhan kentinde işteyken, Moğolistan görev bölgesi başkanı onun işyerine geldi. Kendi sözleriyle,
“Onu gördüm ve yüzünde parlak bir ışık olduğunu düşündüm. Etrafındakilere karşı çok nazik ve neşeliydi ve içimde bir sıcaklık hissettim. Ayrılmadan önce ona bazı sorular sordum. Birkaç gün sonra tekrar iş yerime geldi ve onun gittiği kiliseye gelip gelemeyeceğimi sordu. Faydalı olabileceğini düşündüm. Çocuklarımın geleceği için endişeliydim, çünkü toplum stres ve karanlıkla dolu görünüyordu. Çocuklarımın da bu adam gibi yüzlerinde ışık olan, etraflarındakilere sevinç yayan insanlar olmalarını istedim.
“Bir gün görevliler bize ondalık yasasını öğrettiler. Çocuklarım heyecanla, ‘Ondalığımızı ödemeliyiz anne’ dediler. O anda çocuklarımın inancını görebiliyordum. Kilise’ye katılmadan önce genel konferansı izledim ve Başkan Russell M. Nelson’ın konuşmasını dinledim. Dünyanın her yerinde yeni tapınaklar yapılacağını duyurdu ve Moğolistan’ın Ulan Batur kentinde yeni bir tapınak inşa edileceğini söyledi. Nedenini anlamasam da sevindim ve gözyaşı döktüm. Bu sevinçle birlikte inancımın ve tanıklığımın arttığını söyleyebilirim.”
Uyanga, diğer milyonlarca kişi gibi, İsa Mesih’in İkinci Gelişi’ne hazırlık olarak İsrail’in büyük toplanışının bir parçasıdır. Bu kadın antlaşma yolundaki yolculuğuna başladı ve Mesih’in bir öğrencisi oldu. Mesih’in öğrencisi olmak ne demektir? Japonca’da öğrenci anlamına gelen ifadeyi takdir ediyorum. Deshi—de küçük erkek kardeş ve shi ise çocuk anlamına gelir.
İsa Mesih şöyle bildirdi, “Ben başlangıçta Baba ile beraberdim ve İlk Doğan’ım.” O’nun kim olduğu ve yaptıkları nedeniyle, O’na kulluk ederiz, O’na saygı duyarız, O’nu yüceltiriz ve O’nu takip ederiz. Mesih bizi fidye ile kurtardı; biz O’nun sonsuz kurbanlığı ve kefaret amacıyla kurban oluşu için sonsuza dek minnettarız.
Bizi çocukları gibi seven bir Göksel Babamız var. O’nun bize olan sevgisi mükemmeldir. İsa Mesih ve O’nun görevi, Tanrı’nın bize olan sevgisini göstermektedir. Yuhanna’nın yazdığı gibi, “Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun.”
Bilmediğimiz şeyleri anlama arayışımızda, bazen bildiğimiz ölümlü hayattaki tecrübelerimize ya da bildiğimiz şeylere güvenebiliriz. Örneğin, kendi ebeveynliğimiz ve ölümlü hayattaki aile ilişkilerimiz aracılığıyla Tanrı Baba hakkında bir şeyler öğrenebiliriz. Fakat, Cennetteki Babamız’ı anlama çabamızda bu karşılaştırmaları çok ileri götürme konusunda dikkatli olmalıyız. Tanrı Baba’nın nitelikleri, düşmüş bir insanın mükemmel olmayan niteliklerini aşar. Tanrı Baba mükemmel Baba’dır. O mükemmel bir şekilde sevgi dolu, nazik, sabırlı, anlayışlı ve mükemmel bir şekilde görkemlidir. O’na mükemmel bir şekilde güvenebiliriz. Mesih’in sevgisi, Tanrı Baba’nın sevgisini yansıtır ve bu sevginin bir temsilidir.
İsa Mesih, hem bizim örneğimiz hem de aracımızdır. Mesih’te, Baba’nın ve O’nun planının mükemmel niteliklerini daha iyi anlayabiliriz. Mesih’in aracılığıyla, Baba’ya daha çok benzeyebilmemiz için doğal erkek ve kadın eğilimlerinin üstesinden gelmemizi sağlayan güç bize verilmiştir.
Tıpkı Cennetteki Babamız gibi, İsa Mesih de mükemmel bir şekilde merhametli ve adildir. Adalet ve merhamet gibi bu ilahi nitelikler birbirinin zıttı değildir. Bunlar birbirini tamamlar. Hem adalet hem de merhamet, Tanrı’nın çocuklarına olan mükemmel sevgisini gösterir. Tanrı Baba’ya ve İsa Mesih’e güvenebiliriz, çünkü onlar hepimize karşı adil ve eşittirler.
Tanrı Baba ve Oğlu İsa Mesih, amaç ve sevgide mükemmel bir uyum içindedirler. Tanrı ve İsa Mesih bizi sevdiği için, gerçek öğrenciler olarak bize Onlar’la antlaşmalar yapma fırsatı ve ayrıcalığı verilmiştir. Bunu yaptığımızda Mesih’le olan ilişkimiz genişler: “Ve şimdi, yaptığınız bu antlaşmadan dolayı, sizler Mesih’in çocukları, O’nun oğulları ve kızları olarak çağrılacaksınız; çünkü işte, bugün O sizin manevi babanız oldu; çünkü siz O’nun adına inanmakla yüreklerinizin değiştiğini söylüyorsunuz; bu yüzden O’ndan doğarak, O’nun oğulları ve kızları oldunuz.”
Öğrenciler olarak, kutsal antlaşmalar yaptığımızda ve bunlara bağlı kaldığımızda, ruhsal güçle kutsanırız. Mesih’e ve Tanrı Baba’ya özel bir ilişkiyle bağlıyız ve Onlar’ın sevgisini ve sevincini, antlaşmalar yapan ve antlaşmalara bağlı kalanlara özgü bir ölçüde tecrübe edebiliriz. Tanrı’nın sevgisini tam olarak hissedebilme veya O’nun sevgisinde kalabilme kabiliyetimiz, doğru arzularımıza ve eylemlerimize bağlıdır.
Yuhanna, 15. bölüm, 9. ayette şunu okuruz: “Baba’nın beni sevdiği gibi, ben de sizi sevdim.” Ve sonra bize bir davet verilir, “Benim sevgimde kalın.”
Bir sonraki ayette, O’nun sevgisinde kalmamız için bize yol gösterilir: “Eğer buyruklarımı yerine getirirseniz sevgimde kalırsınız, tıpkı benim de Babam’ın buyruklarını yerine getirdiğim ve sevgisinde kaldığım gibi.”
Daha sonra 11. ayette emirleri yerine getirmenin amacını görürüz: “Bunları size, sevincim sizde olsun ve sevinciniz tamamlansın diye söyledim.”
Gerçek antlaşma öğrenciliği aracılığıyla, Tanrı’nın doğasını ve O’nun tüm çocuklarının tecrübe etmesini istediği sevinci daha iyi anlamaya başlayabiliriz. İlk bakışta kafa karıştırıcı gibi görünen bazı ilkeleri de anlamaya başlayabiliriz. Örneğin, Tanrı’nın çocuklarından bazıları bu kadar çok acı çekerken, Tanrı nasıl sevinç dolu olabilir? Cevap, Tanrı’nın mükemmel bakış açısında ve O’nun mükemmel planında yatar. O, bizi başlangıçtan başlayarak görkemli potansiyel geleceğimize kadar görür. O, Oğlu İsa Mesih aracılığıyla hepimize, biz çocuklarına, ölümlü hayatımızın acılarını, ızdıraplarını, günahlarını, suçluluk duygusunu ve yalnızlığını yenmek için bir yol sağladı. Tanrı bize bir yol ve seçenekler sağlamıştır.
Öğrencilik sayesinde sevinç yaşamış olanların örnekleri, bu kavramı daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. Belki de en mutsuz çocuğumuz kadar mutlu olduğumuz ifadesini duymuşsunuzdur. Bunun böyle olması gerekmediğini gördüm. 94 yaşındaki annemin soyundan gelen 200’den fazla sağ kişi bulunmaktadır. Herhangi bir noktada, 200 kişiden en az biri mutsuz olacaktır. Eğer bu ifade doğru olsaydı, annem sürekli bir mutsuzluk içinde olurdu, ama öyle değil. Onu tanıyanlar onun ne kadar neşeli olduğunu bilirler.
Şimdi başka bir tecrübemi paylaşmak istiyorum. Ocak 2019’da eşim Debbie ve ben, Başkan Nelson’ın ofisine davet edildik. Sandalyeyi bize yakın bir yere yerleştirmişti ve neredeyse diz dize oturduk. Bize şu anki hizmet çağrımızı sunduktan sonra, Başkan Nelson Debbie’ye döndü ve ona odaklandı. Mükemmel bir baba ya da büyükbaba gibi nazik, sevgi dolu, kibar ve sevinç doluydu. Debbie’nin elini tuttu ve okşadı, ona her şeyin yoluna gireceğine ve ailemizin kutsanacağına dair güvence verdi. O an bize, sanki onun için en önemli insanlar bizmişiz ve bize ayıracak tüm zamana sahipmiş gibi geldi. O cuma günü öğleden sonra ofisinden kendimizi güvende, sevilmiş ve sevinç dolu hissederek ayrıldık.
Pazartesi günü haberleri gördük. Başkan Nelson’ın bizimle vakit geçirdiği aynı gün, kızlarından biri kanserden vefat etmişti. Şok olmuştuk. Onun için ve ailesi için yas tutarken kalplerimiz hüzünle doluydu. Acılar çekmiş olan kızı için yas tutarken, bize gösterdiği Mesih’e benzer ilgi için de kalplerimiz minnettarlıkla doluydu.
Bu tecrübe üzerinde derin derin düşündüğümüzde, kendimize “Böylesine zor bir zamanda nasıl bu kadar nazik, sevgi dolu ve hatta sevinç dolu olabilmişti?” diye sorduk. Cevap, çünkü o biliyor. O, Mesih’in galip geldiğini biliyor. Kızıyla tekrar birlikte olacağını ve onunla sonsuza dek birlikte olacağını biliyor. Sevinç ve sonsuz bakış açısı, antlaşmalar yaparak ve bu antlaşmalara sadık kalarak Kurtarıcı’ya bağlanmakla ve Mesih’e benzer öğrencilikle gelir.
Başkan Nelson şöyle öğretti: “Kurtarıcı ‘her türlü anlayışı aşan’ [Filipililer 4:7] bir huzur sunduğu gibi, insan mantığına ya da ölümlü hayatın kavrayışına meydan okuyan bir sevinç yoğunluğu, derinliği ve genişliği de sunar. Örneğin, çocuğunuz tedavisi olmayan bir hastalığa yakalandığında, işinizi kaybettiğinizde ya da eşiniz size ihanet ettiğinde sevinç duymanız mümkün görünmez. Fakat Kurtarıcı’nın sunduğu sevinç tam olarak budur.”
Antlaşmalar yaptığımızda ve bunlara sadık kaldığımızda, doğal olarak başkalarına odaklanacak ve antlaşmaya dayalı ilişkilerimizde hissettiğimiz sevinç ve sevgi ölçüsünü başkalarının da hissetmesine yardımcı olma arzusu duyacağız. Bugün dünyadaki en büyük davanın, yani İsrail’in bir araya toplanmasının bir parçası olabiliriz. Tanrı’nın çocuklarını Mesih’e getirmeye yardım edebiliriz. Peygamber Yakup’un öğrettiği gibi, “Ve ne mutlu sizlere! Çünkü benimle birlikte bağımda canla başla çalıştınız, emirlerimi yerine getirdiniz ve bana yine doğal meyve getirdiniz … sizler de benimle birlikte bağımın meyvesinden dolayı sevineceksiniz.”
Antlaşma öğrencileri olarak hareket etmek için kendimizi adadığımızda, kapasitemiz ne olursa olsun, Baba ve Oğul ile olan ilişkimiz zenginleşir, sevincimiz artar ve sonsuz bakış açımız genişler. O zaman güçle donatılırız ve Tanrı’nın gerçek antlaşma öğrencileri için ayrılmış bir ölçüde sevinç hissedebiliriz. İsa Mesih’in kutsal adıyla. Amin.