Gözlerimizin Önünde
İsa Mesih’in Son Zaman Azizler Kilisesi, üyeleri ve aileleri, görev bölgeleri ve görevlileri, toplantı binaları ve tapınakları ile büyüyor.
Kardeşlerim, sizlerle birlikte olduğum için çok minnettarım. Sizi seviyoruz, sizler için minnettarız ve dualarınızla kutsanmış hissediyoruz.
Başkan Russell M. Nelson son konferansımızda şöyle dedi: “Gözlerimizin önünde neler olduğunu görüyor musunuz? Bu anın görkemini kaçırmamamız için dua ediyorum! Rab gerçekten de işini hızlandırıyor.”
O’nun işini hızlandırmak. “Hızlandırmak” önemli bir kelimedir. Hızlı hareket etmeyi, hızlanmayı ve hatta aciliyeti çağrıştırır. Kilise’nin ve Mesih’in planının büyümesinde, hızlanma yaşıyoruz. Ve hepimiz bunun bir parçasıyız.
Nisan 1834’te Kirtland, Ohio’da Peygamber Joseph Smith, rahiplik yetkisine sahip olan herkesi yaklaşık 14 fit (4,3 metre) karelik küçücük bir okulda topladı. Bu Konferans Merkezi’ne bu okul binalarından düzinelercesini sığdırabiliriz, yine de boş yerimiz kalırdı. Joseph Smith şöyle dedi, “Bu akşam burada Rahipliğin sadece küçük bir avuç dolusu kadar insan olduğunu görüyorsunuz ama bu Kilise, Kuzey ve Güney Amerika’yı dolduracak, tüm dünyayı dolduracaktır.”
Bu peygamberlik sözü “gözlerimizin önünde” gerçekleşmektedir. İsa Mesih’in Son Zaman Azizler Kilisesi, üyeleri ve aileleri, görev bölgeleri ve görevlileri, toplantı binaları ve tapınaklarıyla ve dünyanın her yerindeki sevindirici haber okullarımıza, enstitülerimize ve üniversitelerimize yapılan kayıtlarla büyümektedir.
Kilise’nin sayısının ve etkisinin arttığı, ama daha da önemlisi üyelerin yüreklerinde ve hayatlarında arttığı bir dönemde, yeryüzünde olduğumuz için minnettarız. Bizler İsa Mesih’in öğrencileri olarak tanınıyoruz. O’na, O’nun Kilisesi’ne, O’nun yollarına ve O’nun antlaşma yoluna olan tanıklıklarımızı paylaşıyoruz. Biz O’nun halkıyız ve O bizim Kurtarıcımız’dır.
Başkan Nelson’ın “bu anın görkemi” dediği şeye hayret ediyorum ve Rab’be O’nun işi için içten duyduğum minnettarlığımı sunuyorum. Bizi, O’nun öğrencileri olarak, hem eski hem de modern peygamberliklerin gerçekleşmesinin görgü tanıkları olarak dimdik durmaya teşvik ediyorum.
Tıpkı Peygamber Joseph Smith’in zamanında olduğu gibi, “Gerçek din işte burada, gerçek din işte orada” diye bağıran muhalifler vardır. Fakat, bunlar bu asil işte sadece dipnotlardır ve öyle kalacaklardır. Joseph Smith’in sözlerini hatırlayın: “Kutsal olmayan hiçbir bir el bu işin ilerleyişini durduramaz; zulümler artabilir … ama Tanrı’dan gelen hakikat cesaretle, asaletle ve bağımsız olarak her kıtaya girinceye, her iklim bölgesini ziyaret edinceye, her ülkeyi silip süpürünceye ve her kulağı çınlatıncaya kadar, Tanrı’nın amaçları başarıya ulaşıncaya ve Büyük Yehova “Bu iş tamamlanmıştır!” deyinceye kadar ilerleyecektir.”
Bu yılki görevlerimde, Rab’bin “işini hızlandırmasına” en ön sıradan kendim tanık oldum. Kilisemiz, daha önce görülmemiş bir hızla tapınaklar inşa ediyor ve bu da daha fazla üyeye Rab’bin evinde ibadet etme fırsatı veriyor. İkincisi, görevli işi rekor sayıdaki insanları İyi Çoban olan İsa Mesih’in ağılında bir araya toplamaktadır. Ve üçüncüsü, Kilise eğitimi birçok ortamda “İsa’yı arayanlara” eğitim verme konusunda yeni bir zirveye ulaşmıştır.
Bugün Kilise’nin tasarım, inşaat veya faaliyet halinde, çeşitli aşamalarda olan 367 tapınağı vardır. Peki ne amaçla? Cevap her tapınakta ilan edilir: “Rab’be kutsallık olsun.” Tapınak, Cennetteki Babamız’ın her birimiz için sahip olduğu en büyük kutsamalara giden yolu açar. Kardeşlerim, tapınağa layık bir şekilde yaşarken, Rab’bin evinde ibadet ederken ve kendimiz için ve perdenin diğer tarafındaki atalarımız adına Tanrı ile antlaşmalar yaparken kutsallığımızı hızlandırırız.
Başkan Nelson şöyle dedi: “Düşmanın saldırıları şiddette ve çeşitlilikte gitgide artmaktadır. Tapınakta düzenli bir şekilde olma ihtiyacımız hiç bu kadar büyük olmamıştır. Sizden zamanınızı nasıl geçirdiğinize dua ederek göz atmanız için size yalvarıyorum.” O’nun evinde, Rab’bin kutsal varlığını ve yüce huzurunu hissedebiliriz.
Geçen yıl, Mendoza Arjantin Tapınağı’nın adama törenine başkanlık etme ayrıcalığına sahip oldum. Mesajımda, Yaşlı Melvin J. Ballard’ın 1926 yılında Güney Amerika’da Rab’bin işinin bir süreliğine yavaş yavaş büyüyeceğine dair peygamberliğine atıfta bulundum, “tıpkı bir meşe palamudundan çıkıp yavaş yavaş büyüyen bir meşe ağacı gibi. Bir günde filizlenmeyecek” ama binlerce kişi Kilise’ye katılacak ve Güney Amerika ulusları “Kilisemiz’de çok güçlü” hale gelecek dedim. Bu peygamberlik sözünün gözlerimin önünde gerçekleştiğini gördüm.
Bir zamanlar küçük bir meşe palamudu olan Mendoza, güçlü bir meşe ağacı oldu. Bu büyüme kıtalar ve denizlerdeki adalar arasında tekrarlanıyor.
Rab’bin görev bölgelerinde işini hızlandırdığını görüyoruz. 2024’te 80.000 görevli 450 görev bölgesinde hizmet ediyordu. Bunlardan otuz altısı yeni görev bölgesidir. Geçen yıl görevli işi Kilise’ye 308.000’den fazla yeni üye kazandırdı. Sayılardan ziyade, bir araya toplanma ruhu, canları İsa Mesih’e ve O’nun sevindirici haberine getirmektedir.
1839’da Britanya Adaları’na görevli olarak giden Havariler Brigham Young ve Heber C. Kimball’ı düşünüyorum. Hastaydılar; ailelerini hasta ve yoksul bir vaziyette bıraktılar. Yine de ikisi bir at arabasına bindiler ve sevdiklerini hâlâ görebiliyorlarken Heber, “Hadi ayağa kalkalım ve onlar için tezahürat yapalım” dedi. İkisi ayağa kalkmaya çalıştı ve “Yaşasın, yaşasın İsrail” diye bağırdılar.
Peru, Lima’da, Lima’daki görevli eğitim merkezi ve görev bölgelerinden gelen görevlilerle tanıştığımda, Rab’bin işi için aynı coşkuyu gördüm. İnanılmaz bir manzaraydı! Gözlerimin önünde hızlanmayı gördüm. Şu anda sadece Lima şehrinde yedi görev bölgesi bulunmaktadır.
Toplantımızın sonunda görevlilerin benim için özel bir sürprizi vardı. Ayağa kalktılar ve “Yaşasın İsrail” diye haykırdılar. O anı asla unutmayacağım; keşke hepiniz orada olabilseydiniz. “Gözlerimin önünde” Rab’be hizmet etmek ve O’nun gelişini hızlandırmak için “bu dünyaya ait şeyleri” bir kenara bırakmış görevliler vardı.
Rab’bin dünyanın her yerindeki üyelerimiz ve hatta inancımızdan olmayanlar için eğitim fırsatlarını hızlandırdığını görüyoruz. Kilise olarak bizi farklı kılan şeylerden biri de eğitime verdiğimiz önemdir. Rab, İade Ediliş’in ilk günlerinde “bilgi öğrenmeye çalışın, hatta araştırarak ve aynı zamanda iman ederek” diye emretti. Bu bugün gerçekleşiyor ve yankılanan bir “yaşasın”ı hak ediyor.
Şu anda dünya çapında 800.000’den fazla öğrenci sevindirici haber okuluna ve enstitüye kayıtlıdır ve bu Kilise tarihindeki en yüksek kayıt sayısıdır. Gençlerimiz sabahın erken saatlerinde, gündüz ve akşam derslerinden çevrimiçi ve evde çalışmaya kadar çeşitli şekillerde bir araya gelmektedir. Onlar güçlü ve doğru bir taburdur, İsa Mesih hakkında öğrendikçe, O’nu takip ettikçe ve O’nun Tanrı’nın Oğlu olduğuna dair tanıklık ettikçe birbirlerinden güç alırlar.
Geçen sonbahar, Utah Üniversitesi’ndeki sevindirici haber okulu ve enstitü öğrencileriyle ve onların ebeveynleriyle dolu bir salonda bağlılık toplantısında konuştum. Onların katılımı, İsa Mesih’i tanıma ve takip etme arzuları hakkında çok şey söylüyordu. O öğrencilere mesajım açıktı: Rab’be eşit derecede zaman ayırın. Onlara okuldaki çalışmalarını gerçek, yüksek bir öğrenimle, hatta “yaşayan Tanrı’nın Oğlu”nun hayatını çalışmakla dengelemelerini öğütledim.
Bugün herkesten aynı şeyi yapmalarını istiyorum: “Yapılacaklar” listenizde ne olursa olsun, kişisel kutsal yazı çalışmalarında, Gelin, Beni Takip Edin ile ilgili aile çalışmalarında, duada, Kilise hizmet çağrılarında, koruyup kollamada, Rab’bin sofrasına katılmada, tapınakta ibadet etmede ve Tanrı ile ilgili konuları derinlemesine düşünmede Rab’be boş zamanınızı değil, eşit bir zaman ayırın. Rabbimiz ve Kurtarıcımız şöyle buyurdu: “Benden öğrenin. …Böylece canlarınız rahata kavuşur.” O’nun sözüne güvenin. Ve O’na eşit derecede zaman ayırın.
Başkan Nelson şöyle dedi: “Tanrı’nın hayatınızda galip gelmesine izin vermeniz için size yalvarıyorum. O’na zamanınızdan adil bir pay verin. Bunu yaparken, pozitif ruhsal ivmenize ne olduğuna dikkat edin.”
Bu ivmenin sevindirici haber okullarında, enstitülerde ve Kilise üniversitelerinde arttığını görüyoruz. Bu ortamlarda, Rab bir önceliktir. Aynı şekilde O, her birimizin hayatında olmalıdır.
Kilise’de eğitimin giderek yaygınlaştığını gösteren bir başka alan da BYU–Pathway Worldwide’dır. Dünya genelinde kayıt sayısı neredeyse 74.000’e ulaştı ve hızla büyümeye devam ediyor. Katılımcıların çoğu üyedir ve üçte birinden fazlası Afrika’dadır. Pathway tamamen eğitime erişimle ilgilidir. Kursları tamamlamak, işe giriş demektir ve işe erişim, aileler için daha iyi bir hayat ve Rab’be hizmet etmek için daha fazla fırsat anlamına gelir.
Uganda’daki çadır kazığı liderleriyle görüşürken, çadır kazığı başkanlığının tamamının BYU–Pathway’e kayıtlı olduğunu öğrendim. Maddi ve manevi olarak ne kadar hazırlıklı olursak, düşmanın kurnaz saldırılarına o kadar çok karşı koyabiliriz. Petrus’un şu sözlerini hatırlayın: “İblis kükreyen aslan gibi yutacak birini arayarak dolaşıyor.”
Sevindirici haberin iyi haberinin ortasında, mücadele eden, iman zorlukları yaşayan, şüpheleri olan ve cevabı yokmuş gibi görünen soruları olan insanlar olduğunun farkındayım. Kardeşlerim, cevap İsa Mesih’tir. O’nunla başlayın. Hayatınızda O’nun elini arayın. O’nu dinleyin. O, Getsemani’den önceki son saatlerinde, çarmıhını Yeruşalim sokaklarında taşımadan önce, yalnızca O’nun, Tanrı’nın Biricik Doğmuş Oğlu’nun yapabileceği kefaret amacıyla kurban oluşunu tamamladığı Golgota’dan önce öğrencilerine, “Yüreğiniz sıkılmasın” dedi.
O’nun sizi anladığını bilin. O, Cennetteki Babamız’la sonsuza dek tekrar yaşayabilmemiz için tüm günahlarımızı, hatalarımızı, sıkıntılarımızı ve çok kötü günlerimizi Kendi üzerine aldı. O şöyle dedi, “Her düşüncede bana bakın; kuşkulanmayın, korkmayın.” İsa Mesih’e iman sizi “göklere kaldırabilir” ve yaralı ruhunuzu iyileştirebilir. O’na güvenin ve “O’nun sevgi dolu [kollarına]” dönüşünüzü hızlandıracaksınız.
Yaşayan peygamberimizin sözlerini tekrar vurguluyorum: “Gözlerimizin önünde neler olduğunu görüyor musunuz? Bu anın görkemini kaçırmamamız için dua ediyorum! Rab işini hızlandırıyor.” Günümüzün öğrencileri olarak, Rabbimiz ve Kurtarıcımız’ın dönüşüne hazırlanırken, “Yaşasın İsrail” diye haykıralım. İsa Mesih’in adıyla, amin.