Genel Konferans
Telafi Edici Kutsamalar
Nisan 2025 genel konferansı


11:19

Telafi Edici Kutsamalar

Hayattaki pek çok durum kontrolümüz dışında olsa da, hiçbirimiz Rab’bin sonsuz kutsamalarının erişiminin ötesinde değiliz.

Yönetici Gözetmenlik’te hizmet ederken, dünyanın dört bir yanındaki çeşitli yerlerden ve kültürlerden Son Zaman Azizleri ile tanışma ayrıcalığına sahip oldum. Rab İsa Mesih’e olan sonsuz inancınız ve bağlılığınız bana sürekli ilham vermektedir. Ama aynı zamanda birçoğunuzun yüzleştiği hastalık, engellilik, kısıtlı kaynaklar, evlilik veya eğitim için sınırlı fırsatlar, başkaları tarafından istismar ve diğer sınırlamalar veya kısıtlamalar gibi çeşitli ve çoğu zaman zor olan koşullar beni çok etkilemektedir. Zaman zaman bu sıkıntılar gelişmenizi engelliyor ve tam anlamıyla sevindirici habere göre yaşamak için olan samimi çabalarınıza meydan okuyor gibi görünebilir, bu da hizmet etmeyi, ibadet etmeyi ve kutsal görevleri yerine getirmeyi daha da zorlaştırabilir.

Sevgili dostlarım, eğer hayatınızdaki koşullar nedeniyle kendinizi kısıtlanmış ya da dezavantajlı hissediyorsanız, şunu bilmenizi isterim: Rab sizi şahsen seviyor. O sizin durumunuzu biliyor ve karşılaştığınız zorluklar ne olursa olsun, O’nun kutsamalarının kapısı size sonuna kadar açık kalacaktır.

Bu gerçeği, görünüşte önemsiz olmasına rağmen, bende kalıcı bir etki bırakan kişisel bir tecrübem sayesinde öğrendim. 22 yaşında, Paris’te Fransız Hava Kuvvetleri’nde hizmet ederken, Rab’bin Havarisi Yaşlı Neal A. Maxwell’in Champs-Élysées’deki bir konferansta konuşacağını öğrendiğimde çok heyecanlanmıştım. Fakat etkinlikten hemen önce, tam da konferansın yapılacağı saatte üst düzey bir subayı havaalanına götürme emri aldım.

Hayal kırıklığına uğradım. Fakat, konferansa katılmaya kararlıydım, subayı havaalanına bıraktım ve acele ederek konferansa gittim. Park yeri bulduktan sonra aşağı istikamette Champs-Élysées’e, oradan toplantı yerine hızla koştum ve toplantının bitmesine sadece beş dakika kala nefes nefese oraya vardım. Tam içeri girerken, Yaşlı Maxwell’in “Şimdi size havarisel bir kutsama vereceğim” dediğini duydum. O anda çok güzel, unutulmaz bir ruhsal tecrübe yaşadım. [Kutsal] Ruh’un etkisine girdim ve kutsama sözleri sanki sadece benim için söylenmiş gibi ruhumun her zerresine nüfuz etti.

O gün yaşadığım şey, Tanrı’nın çocukları için yaptığı planın teselli edici bir yönünün küçük ama güçlü bir göstergesiydi: Kontrolümüz dışındaki koşullar yüreğimizin doğru arzularını yerine getirmemizi engellediğinde, Rab vaat edilen kutsamalarını almamızı sağlayacak şekilde bunu telafi edecektir.

Bu güven verici gerçek, İsa Mesih’in iade edilmiş sevindirici haberinde bulunan üç anahtar ilkeye dayanır:

  1. Tanrı her birimizi mükemmel bir şekilde sever. “O [hepimizi] kendine gelmeye ve iyiliğinden pay almaya çağırır.” O’nun fidye ile kurtuluş planı, istisnasız herkese bir gün kurtuluş ve yücelme nimetlerini almak üzere adil bir fırsat verilmesini sağlar.

  2. Tanrı hem adil hem de merhametli olduğu ve O’nun planı mükemmel olduğu için, kontrolümüz dışındaki şeylerden dolayı bizi sorumlu tutmayacaktır. Yaşlı Neal A. Maxwell şöyle açıkladı: “Tanrı … sadece arzularımızı ve davranışlarımızı değil, aynı zamanda çeşitli koşullarımızın bize dayattığı zorluk derecelerini de merhametle dikkate alır.”

  3. İsa Mesih ve O’nun Kefareti aracılığıyla, hayatın tüm zorluklarına dayanacak ve nihayetinde bunların üstesinden gelecek gücü bulabiliriz. Alma’nın öğrettiği gibi, Kurtarıcı sadece tövbe edenlerin günahlarını değil, aynı zamanda “halkının ağrılarını ve hastalıklarını” ve “zayıflıklarını” da Kendi üzerine aldı. Böylece, Rab’bin merhameti ve lütfu bizi hatalarımızdan kurtarmanın ötesinde, ölümlü hayattaki tecrübelerimizin dayattığı adaletsizlikler, eksiklikler ve sınırlamalar süresince bizi ayakta tutar.

Bu telafi edici kutsamaları almanın belirli koşulları vardır. Rab bizden “elimizden gelen her şeyi” yapmamızı ve “bütün [canımızı] bir adak gibi O’na [sunmamızı]” ister. Bu derin bir arzuyu, samimi ve sadık bir yüreği ve O’nun emirlerini yerine getirmek ve kendi isteğimizi O’nun isteği ile uyumlu hale getirmek için son derece gayretli olmamızı gerektirir.

Kontrolümüz dışındaki koşullar nedeniyle içten çabalarımız arzularımızın gerisinde kaldığında, Rab yine de yüreklerimizdeki arzuları değerli bir adak olarak kabul eder. Başkan Dallin H. Oaks şöyle öğretti, “Bazı dış koşullar bu arzuları eyleme geçirmemizi imkansız hale getirmiş olsa bile, yüreklerimizdeki doğru arzular için kutsanacağız.”

Peygamber Joseph Smith, sevindirici haberin temel kutsal törenlerini alamadan ölen ağabeyi Alvin için endişelenirken, şu teselli edici vahiyi aldı: “Bu zamandan itibaren sevindirici haber hakkında bilgisi olmadan ölecek olan ve bunu bütün kalbiyle kabul etmiş olacak olan herkes, [Tanrı’nın göksel krallığının] mirasçıları olacaktır.” Rab daha sonra şunu ekledi, “Çünkü, ben Rab, bütün insanları kendi işlerine göre, kalplerinin arzusuna göre yargılayacağım.”

Rab için önemli olan, yalnızca yapabilecek durumda olup olmadığımız değil, O’nu Kurtarıcımız olarak izlemek için elimizden gelen her şeyi yapmaya istekli olup olmadığımızdır.

Bir keresinde bir arkadaşım, samimi dualarına ve hizmet etmek için duyduğu içten arzuya rağmen sağlık nedenlerinden dolayı görevinden erken serbest bırakıldığı için yas tutan genç bir görevliyi teselli etti. Bu arkadaş, Rab’bin, çocukları O’nun emirlerini yerine getirmek için “var güçleriyle gidip” ve “kendi gayretlerinden vazgeçmediklerinde ve düşmanları onların üzerine saldırıp [hayatlarımızdaki olumsuz koşullar dahil] onların bu işi yapmalarına engel olduğunda, işte, benim artık bu işi bu [insanların] ellerinden talep etmemem gerekir, tersine onların adaklarını kabul etmem gerekir” dediği bir kutsal yazıyı paylaştı.

Arkadaşım bu genç beye, hizmet çağrısına cevap verirken elinden gelenin en iyisini yaptığını Tanrı’nın bildiğine dair tanıklık etti. Ona Rab’bin adağını kabul ettiğine ve tüm sadık görevliler için vaat edilen kutsamaların esirgenmeyeceğine dair güvence verdi.

Rab’bin telafi edici kutsamaları genellikle, kendi başımıza yapamayacağımız şeyleri başarmamıza yardım eden başkalarının nezaketi ve hizmeti aracılığıyla gelir. Fransa’daki kızlarımızdan birinden uzakta yaşarken, zor bir doğumdan sonra ona yardım etmek için kendimizi çaresiz hissettiğimiz bir zamanı hatırlıyorum. Aynı hafta, Utah’taki mahallemiz, yeni ikiz çocuk doğurmuş olan bir anne için yardım istedi. Eşim Valérie, hem bu yeni anne hem de muhtaç kızımız için yüreğinde dua ederek ona bir yemek götürmek için gönüllü oldu. Kısa bir süre sonra, kızımızın Fransa’daki mahallesindeki kız kardeşlerin, kızımızın ailesine yemek sağlamak için organize olduklarını öğrendik. Bize göre Tanrı dualarımıza cevap vermiş, biz teselli edemeyecek durumda olduğumuzda teselli etmek için Kendi meleklerini göndermişti.

Sınırlamalar ve zorluklarla karşılaştığımızda, kendi kutsamalarımızın -armağanlarımızın, kaynaklarımızın ve zamanımızın- farkına varmamızı ve bunları ihtiyacı olanlara hizmet etmek için kullanmamızı diliyorum. Bunu yaparak, sadece başkalarını kutsamakla kalmayacağız, aynı zamanda kendi hayatlarımıza şifa ve telafiyi de davet etmiş olacağız.

Tanrı’nın telafi edici kutsamalarına katkıda bulunabilmemizin en güçlü yollarından biri, Rab’bin evinde atalarımız için yaptığımız vekaleten iştir. Onlar adına kutsal törenler gerçekleştirirken, ölümlü hayatları sırasında bunları alma fırsatı bulamamış olanlara kutsamalar sağlamak için armağanlarımızı ve yeteneklerimizi kullanarak Rab’bin büyük kurtuluş işine aktif olarak katılırız.

Kutsal tapınaklarda sunduğumuz sevgi dolu hizmet bize, Kurtarıcı’nın lütfunun bu hayatın ötesine kadar uzandığını hatırlatır. Gelecek hayatta, bu ölümlü hayatta yapamadığımız şeyleri başarmamız için bize yeni fırsatlar verilebilir. Henüz ebedi bir yoldaş bulamamış olan kız kardeşlere konuşan Başkan Lorenzo Snow, sevgi dolu bir şekilde şunları söyledi: “Sadık bir hayat sürdükten sonra ölen hiçbir Son Zaman Azizi, kendisine fırsatlar sunulmadığı için bazı şeyleri yapamamış olmasından dolayı bir şey kaybetmez. … Bu fırsata sahip olan herhangi bir erkek veya kadının sahip olacağı tüm kutsamalara, yüceliğe ve görkeme sahip olacaklardır.

Bu umut ve teselli mesajı Tanrı’nın çocukları olan hepimiz içindir. Hiçbirimiz ölümlü olmanın getirdiği zorluklardan ve sınırlamalardan kaçamayız. Nihayetinde, hepimiz kendimizi kurtarma konusunda yaratılıştan gelen bir yetersizlikle doğarız. Yine de sevgi dolu bir Kurtarıcımız var ve “elimizden gelen her şeyi yaptıktan sonra, Tanrı’nın lütfuyla kurtulacağımızı biliyoruz.”

Hayattaki pek çok durum kontrolümüz dışında olsa da, hiçbirimizin Rab’bin sonsuz kutsamalarının erişiminin ötesinde olmadığına tanıklık ederim. Kurtarıcı, kefaret amacıyla kurban oluşu sayesinde, eğer tüm ruhumuzu O’na sunarsak, her türlü yetersizliği ve adaletsizliği telafi edecektir. İsa Mesih’in adıyla, amin.