Genel Konferans
Ne Mutlu Barışı Sağlayanlara
Ekim 2025 genel konferansı


Ne Mutlu Barışı Sağlayanlara

Barışı sağlamak hâlâ en temel yerde, kalplerimizde başlıyor. Sonra evlerde ve ailelerde.

Genel konferansa hoş geldiniz. Bir araya toplandığımız için ne kadar minnettarız.

Bu konferans oturumlarını beklerken, konferansa kadar geçen haftaların son derece farkındaydık. Kalplerimizde bir kaybın yasını tuttuğumuzun farkındayız ve bazıları dünya çapında yaşanan şiddet ve trajediler nedeniyle huzursuzluk hissediyor. Michigan’daki kutsal kilisemiz de dahil olmak üzere, kutsal mekanlarda toplanan dindar insanlar hayatlarını veya sevdiklerini kaybettiler. Yürekten konuşuyorum ki birçoğunuzun yüreğinin geçen genel konferanstan bu yana sizin, ailelerinizin ve dünyamızın katlandığı şeylerin yükünü taşıdığının farkındayım.

Celile’deki Kefernahum

Celile Gölü kenarındaki Kefernahum’da, İsa Mesih’in hizmeti sırasında genç bir kişi olduğunuzu benimle birlikte hayal edin. Mesajı kalabalıkları çeken bir hahamın -bir öğretmenin- haberi yayılıyor. Komşular, O’nu dinlemek için göle bakan bir dağa gitmeyi planlıyorlar.

Celile’nin tozlu yollarında yürüyen diğer kişilere katılıyorsunuz. Vardığınızda, bu İsa’yı dinlemek için toplanan büyük kalabalık sizi şaşırtıyor. Bazıları sessizce “Mesih” diye fısıldıyor.

Siz dinliyorsunuz. O’nun sözleri yüreğinize dokunuyor. Eve doğru uzun yürüyüşünüzde, konuşmak yerine sessizliği seçiyorsunuz.

Musa yasasını bile aşan harikulade şeyleri derinlemesine düşünüyorsunuz. O, diğer yanağı çevirmekten ve düşmanları sevmekten bahsetti. “Ne mutlu barışı sağlayanlara! Çünkü onlara Tanrı’nın [çocukları] denecek.”

Sizin gerçekliğinizde, zor günlerin ağırlığını -belirsizlik ve korku- hissettiğinizde barış, [huzur] uzaktaymış gibi geliyor.

Temponuz hızlanıyor, nefes nefese eve varıyorsunuz. Aileniz toplanıyor, babanız soruyor, “Bize ne duyduğunu ve ne hissettiğini anlat.”

O’nun sizi, ışığınızın başkalarının önünde parlamasına izin vermeye, zulüm gördüğünüzde bile doğruluğu arayıp bulmaya davet ettiğini paylaşıyorsunuz. Şunu tekrarlarken sesiniz kısılıyor: “Ne mutlu barışı sağlayanlara! Çünkü onlara Tanrı’nın [çocukları] denecek.”

“Dünya kargaşa içindeyken, yüreğim korkuyla doluyken ve barış çok uzakta görünürken, gerçekten barışı sağlayan olabilir miyim?” diye soruyorsunuz.

Babanız, annenize bakıyor ve nazikçe cevap veriyor, “Evet. En temel yerden, kalbimizden başlıyoruz. Sonra evimizden ve ailelerimizden. Orada pratik yaptıkça, barışı sağlamak sokaklarımıza ve köylerimize yayılabilir.”

2.000 Yıl Sonrası

2.000 yıl ileri saralım. Hayal etmeye gerek yok, bu bizim gerçek hayatımız. Her ne kadar bugünün genç kuşağının hissettiği baskılar -kutuplaşma, sekülerleşme, tersleme, trafik kavgası, öfke ve sosyal medya linç girişimleri- Celile’deki gençlerinkinden farklı olsa da, her iki kuşak da çatışma ve gerginlik kültürleriyle karşı karşıyadır.

Şükürler olsun ki, genç beylerimiz ve hanımlarımız benzer şekilde kendi Dağdaki Vaaz anlarına ilgi duyuyorlar: Sevindirici haber okulu, Gençleri Güçlendirmek İçin konferansları ve Gelin, Beni Takip Edin. Burada, Rab’den aynı kalıcı davetleri kabul ederler: Işıklarının başkalarının önünde parlamasına izin vermeleri, zulüm gördüklerinde bile doğruluğu arayıp bulmaları ve düşmanlarını sevmeleri.

Ayrıca, İade Ediliş’in yaşayan peygamberlerinden de cesaret verici sözler alırlar: “Huzuru ve Barışı Sağlayanlara ihtiyaç var.” Aynı fikirde olmamak, kırıcı olmadan da mümkündür. Çekişmeyi ve gururu, bağışlama ve sevgi ile değiştirin. Ön yargı veya ayrımcılık duvarları değil, iş birliği ve anlayış köprüleri kurun. Ve aynı vaat: “Ne mutlu barışı sağlayanlara! Çünkü onlara Tanrı’nın [çocukları] denecek.”

Günümüzün yükselen neslinin kalpleri İsa Mesih’in tanıklığı ve gelecek için bir umutla doludur. Yine de onlar da, “Dünya kargaşa içindeyken, yüreğim korkuyla doluyken ve barış çok uzakta görünürken, gerçekten barışı sağlayan olabilir miyim?” diye soruyorlar.

Yankılanan yanıt bir kez daha evet! Kurtarıcı’nın şu sözlerini benimseriz: “Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum. … Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın.”

Barışı sağlamak hâlâ en temel yerde, kalplerimizde başlıyor. Sonra evlerde ve ailelerde. Orada pratik yaptıkça, barışı sağlamak mahallelerimize ve topluluklarımıza yayılacaktır.

Günümüzdeki bir Son Zaman Azizi’nin barışı sağladığı bu üç yeri daha ayrıntılı olarak ele alalım.

Kalplerimizde Barışı Sağlamak

Birincisi kalbimizdedir. Mesih’in hizmetinin görünür bir unsuru, çocukların O’na nasıl yaklaştığını gösterir. Orada bir ipucu yatıyor. Bir çocuğun saf ve masum barıştırıcı yüreğine bakmak, yüreklerimiz için bir ilham kaynağı olabilir. İlköğretim çağındaki birkaç çocuk “Barışı sağlayan olmak nasıl bir şeydir?” sorusuna şu cevapları verdi:

Onların yanıtlarını doğrudan yüreklerinden paylaşıyorum! Luke, “Her zaman başkalarına yardım et” dedi. Grace, adil hissedilmediğinde bile birbirimizi affetmenin ne kadar önemli olduğunu paylaştı. Anna, “Oynayacak kimsesi olmayan birini gördüm, bu yüzden onunla oynamaya gittim” dedi. Lindy, bir barışı sağlayan olmanın başkalarına yardım etmek olduğunu belirtti. “O zaman sen bunu başkalarına aktar. Bu böyle devam edip gidecek.” Liam, “Sana kaba davransalar bile, sen insanlara kaba davranma” dedi. London, “Biri seninle dalga geçerse ya da sana kaba davranırsa, ‘Lütfen dur’ dersin” diye haykırdı. Trevor, “Bir donut kaldıysa ve herkes onu istiyorsa, paylaşırsınız” dedi.

Bu çocukların cevapları bana hepimizin nezaket ve merhamete yönelik ilahi eğilimlerle doğduğumuzun kanıtıdır. İsa Mesih’in sevindirici haberi, barışı sağlamak da dahil olmak üzere, bu ilahi özellikleri besleyip yüreklerimize örer, bizi bu hayatta ve gelecek hayatta kutsar.

Evde Barışı Sağlamak

İkincisi, birbirimizle olan ilişkilerimizi etkilemek için Rab’bin modelini kullanarak evlerimizde barışı sağlamaktır: İkna, sabır, nezaket, yumuşak huyluluk ve içten sevgi.

İşte bir ailenin bu ilkeleri uygulamaya koyarak barışı ve huzuru nasıl bir aile meselesi haline getirdiğini gösteren ilham verici hikayesi:

Bu ailedeki çocuklar, tavırları genellikle huysuz, küçümseyici ve ters olan bir yetişkinle ilişkilerinde zorluklar yaşıyordu. Çocuklar, incinmiş ve hüsrana uğramış hissediyorlardı ve önlerindeki tek yolun aynı kötü ruhlu davranışı yansıtmak olup olmadığını merak etmeye başladılar.

Bir akşam, bu aile gerginlik ve bunun bedeli hakkında açıkça konuşuyorlardı. Ve sonra bir fikir ortaya çıktı; sadece bir çözüm değil, aynı zamanda bir deney.

Sessizlik veya tersleme ile karşılık vermek yerine, çocuklar beklenmedik bir şey yapacaklardı: Nezaketle karşılık vereceklerdi. Sadece nezaketle kendini tutma değil, aynı zamanda karşılığında nasıl muamele görürse görsünler bilinçli, yürekten nazik sözlerin ve düşünceli eylemlerin dışa vurumunu yansıtacaklardı. Hepsi belirli bir süre bunu denemeyi kabul etti, ardından yeniden bir araya gelip yaşadıklarını paylaşacaklardı.

Bazıları ilk başta tereddüt etseler de, plana samimi yürekleriyle bağlı kaldılar.

Daha sonra dikkate değer şeyler oldu.

Karşılıklı soğuk davranışlar çözülmeye başladı. Somurtmaların yerini gülümsemeler aldı. Bir zamanlar mesafeli ve sert olan yetişkin kişi, değişmeye başladı. Sevgiyle liderlik etme seçimlerinden güç alan çocuklar, bu dönüşüm sayesinde sevinç buldular. Değişim o kadar derindi ki, planlanan takip toplantısına asla ihtiyaç duyulmadı. Nezaket, sessizce işini yapmıştı.

Zamanla, herkese moral veren gerçek dostluk bağları kuruldu. Barışı sağlayan olmak için başkalarını affederiz ve başkalarını yıkmak yerine bilinçli olarak onları geliştiririz.

Topluluklarımızda Barışı Sağlamak

Üçüncüsü, topluluklarımızda barışı sağlamaktır. II. Dünya Savaşı’nın sıkıntılı yıllarında Yaşlı John A. Widtsoe şöyle öğretti: “Barışçıl bir toplum inşa etmenin tek yolu barışı seven ve barışı sağlayan erkekler ve kadınlar yetiştirmektir. Her birey, Mesih’in bu öğretisi ile … tüm dünyanın barışını elinde tutmaktadır.”

Aşağıdaki hikaye bu talimatı güzel bir şekilde göstermektedir.

Birkaç yıl önce, iki adam -Nijerya’dan Müslüman bir imam ve Mesihçi bir papaz- acı verici bir dini ayrışmanın zıt taraflarında duruyorlardı. Her biri derin acılar çekmişti. Ve yine de, affetmenin iyileştirici gücü sayesinde, birlikte bir yolda yürümeyi seçtiler.

Papaz James Wuye ve İmam Muhammad Ashafa

İmam Muhammed Ashafa ve Papaz James Wuye arkadaş oldular ve barışta beklenmedik ortaklar oldular. Birlikte, dinler arası arabuluculuk için bir merkez kurdular. Şimdi başkalarına nefretin yerine umudu koymayı öğretiyorlar. Nobel Barış Ödülü’ne iki kez aday gösterildiler, kısa süre önce Milletler Topluluğu Barış Ödülü’nün ilk sahipleri oldular.

Bu eski düşmanlar şimdi yıkılmış olanı yeniden inşa etmek için yan yana seyahat ediyorlar, Kurtarıcı’nın barışı sağlayanlar olma davetinin sadece mümkün değil, aynı zamanda kuvvetli olduğunun canlı tanıklarıdırlar.

Tanrı’nın yüceliğini öğrendiğimizde, işte o zaman “birbirimizi incitmek düşüncemizde [olmayacak] … huzur içinde … [yaşayacağız].” Cemaatlerimizde ve toplumlarımızda, birbirimizi Tanrı’nın çocukları olarak görmeyi seçelim.

Bir Haftalık Barışı Sağlama Planı

Özetle, bir davet sunuyorum. Barışı sağlamak eylem gerektirir, yarından başlayarak her birimiz için bu ne olabilir? Bir haftalık, üç adımlı bir barışı sağlama planını dikkate alır mısınız?

  1. Çekişmesiz bir ev bölgesi: Çekişme başladığında, durun ve nazik sözler ve eylemlerle yeniden başlayın.

  2. Dijital köprü oluşturma: İnternette bir gönderi yayınlamadan, yanıtlamadan veya yorum yapmadan önce, “Bu bir köprü kuracak mı?” diye sorun. Kurmayacaksa, durun. Göndermeyin. Bunun yerine, iyiliği paylaşın. Nefretin yerine barışı paylaşın.

  3. Onarın ve yeniden birleştirin: Her aile üyesi özür dilemek, hizmet etmek, onarmak ve yeniden birleştirmek için gergin bir ilişkiyi çözüme kavuşturabilir.

Sonuç

Beni “Ne Mutlu Barışı Sağlayanlara” mesajına yönlendiren inkar edilemez bir izlenimi aylar önce hissetmeye başladım. Son olarak, bunca zamandır yüreğime yapışan izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Barışı sağlamak Mesih benzeri bir niteliktir. Barışı sağlayanlar, bazen her yönden saf veya zayıf olarak damgalanırlar. Yine de, barışı sağlayan olmak zayıf olmak değil, dünyanın anlayamayacağı şekilde güçlü olmaktır. Barışı sağlamak cesaret ve uzlaşma gerektirir, ancak ilkelerden ödün verilmesini gerektirmez. Barışı sağlamak, kapalı bir zihinle değil, açık bir yürekle öncülük etmektir. Yumruklarımızı sıkarak değil, ellerinizi uzatarak birbirinize yaklaşmaktır. Barışı sağlamak taze bir haber veya yeni bir şey değildir. Bu, hem Kutsal Kitap hem de Mormon Kitabı’ndaki insanlara İsa Mesih’in Kendisi tarafından öğretilmiştir. Barışı sağlama, İade Ediliş’in ilk günlerinden bugüne kadar günümüz peygamberleri tarafından öğretildi.

Sevgi dolu Cennetteki Baba’nın çocukları olarak, barışı sağlayan olmak için çabalarken, ilahi rolümüzü yerine getiririz. Yaşayan Tanrı’nın Oğlu, Barış Prensi İsa Mesih’e olan tanıklığımı sunarım, İsa Mesih’in adıyla, amin.