2015
Tanıklık ve Rab’be Dönmek
Şubat 2015


Birinci Başkanlık Mesajı, Şubat 2015

Tanıklık ve Rab’be Dönmek

Başkan Henry B. Eyring

Hakikate ilişkin bir tanıklık elde etmek ve gerçekten Rab’be dönmek arasında bir fark vardır. Örneğin, büyük Havari Petrus tanıklığını Kurtarıcı ile paylaşmış, İsa’nın Tanrı’nın Oğlu olduğunu bildiğini söylemiştir.

“[İsa] onlara, ’Sizce ben kimim?’ dedi.

“Simun Petrus, ‘Sen, yaşayan Tanrı’nın Oğlu Mesih’sin’ yanıtını verdi.

“İsa ona, ‘Ne mutlu sana, Yunus oğlu Simun!’ dedi. ‘Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babam’dır’” (Matta 16:15–17).

Ama daha sonra, Petrus’a verdiği emirle, Rab ona ve bize yol göstererek gerçekten nasıl Rab’be döneceğimizi [değişeceğimizi] ve bu değişimi hayatımız boyunca nasıl sürdürebileceğimizi öğretti. İsa şöyle demiştir: “Geri döndüğün [Rab’be döndüğün] zaman kardeşlerini güçlendir” (Luka 22:32).

İsa, Petrus’a İsa Mesih’in gerçekten Rab’be dönmüş öğrencileri olarak düşünebilmek, hissedebilmek ve hareket edebilmek için bir tanıklık elde etmenin ötesinde olması gereken daha büyük bir değişikliğin olduğunu öğretti. Hepimiz bu güçlü değişikliği ararız. Bu değişikliği elde ettikten sonra, ölümlü denenme süremizin sonuna kadar devam edebilmek için bu değişikliğe ihtiyacımız olacaktır (bkz. Alma 5:13–14).

Kendi tecrübelerimizden ve başkalarının gözlemlediğimiz hayatlarından biliyoruz ki ruhsal gücü birkaç kez güçlü şekilde hissetmek yeterli olmayacaktır. Petrus, Ruh aracılığıyla İsa’nın Mesih olduğuna dair bir tanıklık elde ettikten sonra bile Kurtarıcı’yı tanıdığını inkâr etmiştir. Mormon Kitabı’nın Üç Şahidine, Mormon Kitabı’nın Tanrı’nın sözü olduğuna dair doğrudan bir tanıklık verilmesine rağmen, onlar daha sonra Joseph Smith’i Rab’bin Kilisesi’nin Peygamberi olarak destekleme konusunda bocaladılar.

Alma kitabında tasvir edildiği gibi yüreğimizde bir değişikliğe ihtiyacımız vardır: “Ve onların hepsi tıpatıp aynı şeyi, yüreklerinin değişmiş olduğunu ve bir daha kötülük yapmayı istemediklerini halka bildirdiler” (Alma 19:33; ayrıca bkz. Mosiya 5:2).

Rab bize öğretmiştir ki O’nun sevindirici haberine gerçekten döndüğümüzde, kalplerimiz bencil kaygılardan uzaklaşacak ve ebedi hayata doğru ilerlerken insanları yüceltmek için hizmet etmeye yönelecektir. Bu değişimi elde edebilmek için dua edebilir ve İsa Mesih’in Kefareti sayesinde mümkün kılınan yeni bir varlık olmak için inançla çalışabiliriz.

Bencillikten tövbe edebilme inancı ve kendimizden daha çok başkaları ile ilgilenme armağanı için dua ederek başlayabiliriz. Gurur ve kıskançlıktan vazgeçme gücü için dua edebiliriz.

Dua, bunun ve ayrıca Tanrı’nın sözü ve Mesih’in sevgisi için olan sevgi armağanını alabilmenin anahtarı olacaktır (bkz. Moroni 7:47–48). İkisi de ortak bir noktada buluşur. Tanrı’nın sözünü okuduğumuzda, derinlemesine düşündüğümüzde ve bu sözler hakkında dua ettiğimizde, onları sevmeye başlayacağız. Rab bunu kalbimizin içine yerleştirecektir. Bu sevgiyi hissettikçe, Rab’bi giderek daha çok sevmeye başlayacağız. Bu sevgi sayesinde, Tanrı’nın yolumuza çıkardığı insanları güçlendirmek için bize gereken başkalarını sevme gücü gelecektir.

Örneğin, Rab’bin kendi görevlilerinden öğretmelerini istediği insanları fark etmek için dua edebiliriz. Tam-zamanlı görevliler Ruh aracılığıyla ne öğretmeleri gerektiğini ve nasıl tanıklıkta bulunmaları gerektiğini bilmek için inançla dua edebilirler. Rab’bin kendilerine karşılaştıkları herkese karşı O’nun sevgisini hissetmelerine izin vermesi için inançla dua edebilirler. Görevliler karşılaştıkları herkesi vaftiz sularına ve Kutsal Ruh armağanına getiremeyeceklerdir. Ama Kutsal Ruh’u bir yoldaş olarak alabilirler. Hizmetleri vasıtasıyla ve Kutsal Ruh’un yardımı sayesinde, görevlilerin yüreği çok geçmeden zamanla değişecektir.

Bu değişiklik, onlar ve bizler bütün hayatımız boyunca fedakarca başkalarını İsa Mesih’in sevindirici haberi ile güçlendirmek için inançla hareket etmeye devam ettiğimizde, tekrar tekrar yenilenecektir. Rab’be dönmek tek bir olayla olmaz ya da hayatın sadece bir dönemi boyunca devam etmez ama durmadan devam eden bir süreç olacaktır. Hayat, o mükemmel güne kadar, Kurtarıcı’yı göreceğimiz ve O’nun gibi olduğumuzu göreceğimiz zamana kadar daha parlak hale gelebilir. Kurtarıcı bu yolculuğu şu şekilde açıklamıştır: “Tanrı’dan gelen şey ışıktır; ve ışığı alan ve Tanrı’da devam eden daha çok ışık alır; ve bu ışık artarak o mükemmel güne kadar daha parlak olur.” (Ö&A 50:24).

Bunun her birimiz için mümkün olduğuna dair söz veririm.

Bu Mesajı Öğretmek İçin Fikirler

Oniki Havariler Kurulu’ndan Yaşlı David A. Bednar, Rab’be dönmenin bir kere olan bir olaydan ziyade devam eden bir süreç olduğunu öğretmek için “turşu benzetmesini” kullanmıştır: “Satır üzerine satır ve emir üzerine emir, adım adım ve neredeyse sezilemez bir şekilde, motiflerimiz, düşüncelerimiz, sözlerimiz ve eylemlerimiz Tanrı’nın isteği ile aynı hizaya gelir” (“Ye Must Be Born Again,” Liyahona, Mayıs 2007, 19). Öğrettiğiniz kişilerle beraber turşu benzetmesini gözden geçirmeyi düşünün. Hem Başkan Eyring hem de Yaşlı Bednar’ın müzakere ettiği derece derece olan Rab’be dönme sürecinde istikrarlı bir şekilde ilerlemek için her birimiz neler yapabiliriz?